Son günlerde yaşlanma karşıtı ürünler içerisinde kolajen ile karşılaşılması yaygın bir durum haline dönüşmüştür. Kolajen vücut tarafından üretilebilen bir protein olup yaşlanma ve çevresel faktörlerle birlikte zaman içerisinde vücutta üretim miktarı azalabilir. Bu durum cildin nem dengesinin bozulmasına ve elastikiyetini kaybetmesine neden olarak yaşlanma belirtileri arasında yer alan cilt renginde değişiklikler, kırışıklıklar ve cilt kuruluğu gibi şikayetler yaratabilir. Yapılan çalışmalar kolajen takviyeleri kullanmanın veya kolajen destekli ürünlerin uygulanmasının yaşlanma karşıtı etki yaratabileceğini gösterir. Kolajenin cilt üzerindeki etkilerini anlamak yaşlanma karşıtı bir önlem alınabilmesi için önemli olabilir.
Kolajen ve Cilt Üzerindeki Etkisi
Kolajen ve cilt sağlığı arasındaki ilişkiyi oluşturan çeşitli fizyolojik süreçler bulunur. Bu adımların gerçekleşmesi halindeyse cildin mevcuttaki sağlıklı yapısı korunabilir ve yaşlanmaya karşı bir önlem oluşturulabilir. Laboratuvar ortamı incelemeleriyle kolajen ve cilt üzerindeki etkisi aşağıdaki yollarla açıklanabilir:
- Kolajen içerisinde hidroksiprolin olarak adlandırılan amino asitler bulunur. Hidroksiprolin su içeriğini artırmada etkili olan hyaluronik asidin üretimini arttırır. Böylece cildin nem dengesini koruyarak cilde daha genç ve parlak bir görüntü kazandırabilir. Buna ek olarak kuruluk nedeniyle gelişen kaşıntı gibi şikayetlerin azalmasını destekleyebilir.
- Kolajen kullanımı cilt elastikiyetinde iyileşme yaratarak, göz çevresinde gelişen kırışıklıkların azalmasını destekleyebilir.
- Düzenli kullanılması halinde cilt hidrasyonunu arttırmak ve mevcutta bulunan kolajen yapısının parçalanmasını yavaşlatmada etkili olabilir.
- Hücre yenilenmesini destekleyebilir. Deri tabakalarından biri olan dermiste bir diğer adıyla orta deri tabakasında bulunan kolajenler fibroblast oluşumuna yardımcı olur. Bu sayede hücre büyümesi sürecine destek sağlayabilir.
- Hücre yenilenmesi sayesinde ciltte bulunan ölü hücrelerin ciltten uzaklaştırılmasını ve yenilenmesini destekleyebilir.
Kolajenin yaşlanma karşıtı etkileri üzerine yapılan çalışmalar hala devam ettiğinden kesin bir yargıya varılamaz. Ancak yapılan gözlemler dahilinde vücutta yeteri kadar kolajen olmadığı durumlarda cilt üzerinde çeşitli belirtiler izlenebilir. Ciltteki kırışıklıkların artması, sarkık ve buruşuk bir görüntü oluşması ciltteki kolajenin azalmaya başladığını gösteriyor olabilir. Kolajen alımını desteklemek için gıdalardan destek alınabileceği gibi genellikle takviye kullanımına yönelinir.
Kolajen Nasıl Kullanılır?
Kolajen direkt olarak vücut tarafından kullanılabilen bir yapı değildir. Öncelikle mevcut protein yapısı vücutta amino asitlere parçalanır. Ardından emilerek sistemdeki fonksiyonlara dahil olabilir. Kolajen yapısını oluşturan aminoasitler prolin ve glisin şeklindedir. Belirli besin kaynaklarına yer verilmesiyle bahsedilen amino asitler besin yoluyla alınabilir. Aminoasitlerin alımı kolajen üretimini destekleyebilir. Kuşkonmaz fıstık, balık, kırmızı et, hindi, tavuk eti gibi besinler prolin ve glisin kaynakları arasındadır. Sayılan besinlerin yanında çinko, bakır ve C vitamini alınarak kolajen sentezi süreci desteklenebilir. Bir diğer seçenek ise takviye kullanımıdır.
Takviye kullanımında ise genellikle hidrolize kolajen kavramı karşımıza çıkar. Hidrolize kolajen vücut tarafından daha rahat emilebilen bir kolajen formudur. Bu sayede biyoyararlanımı daha fazla olabilir. Yaşlanma karşıtı bir önlem almak isteyen kişiler takviyelere başvurabilir.
Kolajenin cilt üzerindeki etkilerinden yararlanmak için takviyelerden destek alınacağı zaman Yossun Collagen Complex gibi içerisinde yeterli miktarda hidrolize kolajen bulunan ürünlere yönelinebilir. Böylece günlük ihtiyaç duyulan alım karşılanarak kolajenin cilt üzerinde gerçekleştirebileceği iyileşmelerden yararlanılabilir.
Ne Kadar Süre Kolajen Kullanılmalıdır?
Kolajen takviyeleri kullanmaya başlamadan önce bir sağlık uzmanına danışılması son derece önemlidir. Kolajen kullanımında, ne kadar süre kullanıldığına ve günlük alınan doza dikkat edilmelidir. Kolajenin cilt sağlığı üzerindeki etkilerinden yararlanmak istenmesi halinde yapılan çalışmalar en az 8 haftalık kullanım süresi önerir. Bu durum 12 haftaya kadar da çıkarılabilir. Yapılan bir diğer çalışmada ise günde 2 buçuk ila 10 g arasında 6 ay kadar kolajen alımının, cilt hidrasyonunda ve elastikiyetinde iyileşmeler sağlayabileceği gözlemlenmiştir. Diğer çalışmalarla kıyaslandığında ise günde 2 buçuk ila 15 g kadar kolajen alımının güvenilir olduğu kanısına varılmıştır. Etkinliklerinden yararlanabilmek için genellikle 3 aylık bir kullanım süresi önerilirken doğru yönlendirme için bir sağlık uzmanından destek alınabilir.
https://pmc.ncbi.nlm.nih.gov/articles/PMC8824545/#sec8
https://www.healthline.com/health/beauty-skin-care/drinking-collagen#verdict
https://my.clevelandclinic.org/health/articles/23089-collagen
https://www.healthline.com/nutrition/is-taking-collagen-beneficial-for-older-adults#3
